Design Miami Paris 2026’dan Öne Çıkanlar
20–25 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’in 7. bölgesindeki Hôtel de Maisons’da gerçekleşen Design Miami Paris, dördüncü edisyonunda 31 uluslararası tasarım galerisini ağırladı. Tarihi mobilyalardan çağdaş tasarımın sınırlı üretim örneklerine uzanan seçkide 1.000’in üzerinde eser sunuldu.

Collectible design alanının önemli buluşmalarından biri olan fuarda Jean Prouvé, Claude ve François-Xavier Lalanne, Carlo Scarpa, Alberto Giacometti ve Charlotte Perriand gibi 20. yüzyıl tasarımının önemli isimleri; Mathias Bengtsson, Rogan Gregory ve Pierre Renart’ın da aralarında bulunduğu çağdaş tasarımcılarla birlikte yer aldı. Mobilya, aydınlatma, seramik, cam ve dekoratif sanatlar alanındaki üretimleri kapsayan programda sınırlı edisyonlar, özgün tasarımlar ve tarihsel öneme sahip koleksiyon parçaları sergilendi. Bu yılın dikkat çeken sunumları arasında Jean Prouvé’nin avluya kurulan prefabrik konutu, bahçeye yerleştirilen büyük ölçekli ahşap tasarımlar, heykelsi aydınlatmalar ve deneysel üretim teknikleriyle geliştirilen mobilyalar bulunuyordu.

Her yıl ekim ayının son haftasında Paris, Design Miami Paris ile birlikte Art Basel Paris, Paris Internationale, Asia NOW ve çok sayıda galeri açılışı, müzayede ve özel sergiye ev sahipliği yapıyor. Grand Palais’de düzenlenen Art Basel Paris, beşinci edisyonunda 41 ülke ve bölgeden 211 galeriyi ağırladı. Ancak Fransa genelinde yaşam maliyetleri, eğitim koşulları ve kamu hizmetlerine ilişkin protestolar, bu yıl sanat haftasının programını etkiledi. Güvenlik değerlendirmeleri sonucunda Art Basel Paris, 23 Ekim Cuma günü saat 19.00’da sona ererken hafta sonu ziyaretlerini iptal etti. Design Miami Paris ise önceden duyurduğu 25 Ekim tarihine kadar programını sürdürdü. Böylece Paris’in aynı hafta içerisinde düzenlenen iki önemli fuarı, farklı sergileme modelleri ve ziyaretçi programlarıyla uluslararası sanat ve tasarım çevrelerini bir araya getirdi.
Design Miami Paris, 2023 yılındaki ilk edisyonundan bu yana Faubourg Saint-Germain’de bulunan Hôtel de Maisons’da düzenleniyor. 18. yüzyıl Fransız mimarisinin örneklerinden olan yapı, geçmişte Pozzo di Borgo ailesine ve moda tasarımcısı Karl Lagerfeld’e ev sahipliği yaptı. Yüksek tavanlı salonları, ahşap duvar panelleri, şömineleri, taş döşeli avlusu ve geniş bahçesiyle Hôtel de Maisons, fuarın sergileme düzenini belirleyen mimari özelliklere sahip. Galeriler kendilerine ayrılan odalarda mobilya, aydınlatma ve dekoratif objelerden oluşan seçkilerini sunarken mevcut iç mekan detaylarını da yerleştirmelerine dahil ediyor. Özellikle farklı dönemlerden mobilyaların aynı oda içerisinde bir araya getirilmesi, tasarım objelerinin ölçek, malzeme ve kullanım ilişkilerini değerlendirme imkanı sağlıyor. Bu yıl katılımcı sayısının artmasıyla konağın daha önce sergilemeye ayrılmayan bazı bölümleri de programa dahil edildi.

Paris merkezli Galerie Gastou, fuarın dikkat çeken katılımcıları arasında yer aldı. Galeri, Galerie Desprez-Breheret ile gerçekleştirdiği ortak sunumda Fransız tasarımcı Jean Touret’nin demir işçiliğine odaklandı. The Age of Iron başlıklı seçki, ağırlıklı olarak ahşap mobilyalarıyla tanınan Touret’nin metal malzemeyle geliştirdiği üretimleri bir araya getirdi. Geleneksel zanaat tekniklerinden yararlanan tasarımcının ferforje eserlerinde demirin yapısal özellikleri, el işçiliği ve yüzey detayları öne çıktı. Touret’nin üretim pratiğinde mobilya tasarımı ile heykel arasındaki ilişki, malzemenin biçimlendirilmesi ve üretim süreçleri üzerinden ele alındı. Galerie Gastou’nun sunumu, Fransız tasarım tarihinin önemli isimlerinden birinin daha az bilinen çalışmalarını görünür kılması açısından fuarın dikkat çeken tarihsel seçkileri arasında değerlendirildi.
Galerie Gastou’nun bahçedeki sunumunda ise Irene Cattaneo’nun bronz salıncakları yer aldı. L’Axe central: Effi Briest adlı çalışma, Alman yazar Theodor Fontane’nin aynı adlı romanından hareketle geliştirildi. 2026 Venedik Bienali döneminde düzenlenen Il Giardino Segreto sergisinde de yer alan eserler, Hôtel de Maisons’ın bahçesine açık hava heykelleri olarak konumlandırıldı. Salıncakların bronz konstrüksiyonları, figüratif detayları ve hareketle ilişkili formları, bahçenin peyzajı içerisinde farklı açılardan izlenebilen bir yerleştirme oluşturdu. Galerinin iç mekandaki tarihsel tasarım seçkisi ile bahçedeki çağdaş heykelleri, iki farklı üretim dönemini ve malzeme yaklaşımını aynı fuar programında bir araya getirdi.

Claude ve François-Xavier Lalanne’ın eserleriyle fuara katılan Mitterrand, heykel ile işlevsel tasarım arasındaki ilişkiye odaklanan bir seçki sundu. Galerinin sunumunda François-Xavier Lalanne’ın 1999 tarihli Singes attentifs heykelleri ve Claude Lalanne’ın Pomme de Londres çalışması öne çıktı. Hayvan anatomisi, bitkisel formlar ve bronz döküm teknikleri, Lalanne çiftinin üretimlerinde belirleyici bir yere sahip. François-Xavier Lalanne’ın hayvan figürlerinden hareketle geliştirdiği heykeller ve mobilyalar, figüratif tasarımın 20. yüzyıldaki önemli örnekleri arasında bulunuyor. Claude Lalanne ise botanik referansları, metal yüzeyler ve ayrıntılı döküm teknikleriyle tanınıyor. Mitterrand’ın sunumu, koleksiyonluk tasarım piyasasında heykelsi mobilyaların ve dekoratif sanatların sahip olduğu konumu gösteren örneklerden biriydi. Galeri ayrıca fuar haftasında Avenue Matignon üzerindeki yeni Paris mekanını açarak şehirdeki faaliyetlerini genişletti.
Çağdaş tasarım alanındaki önemli galerilerden Galerie kreo, fuarın birinci odasında farklı dönemlere ait mobilya ve aydınlatmaları bir araya getirdi. Edward Barber ve Jay Osgerby, Guillaume Bardet, Jean-Baptiste Fastrez, JAM ve Tejo Remy’nin çağdaş eserleri; Franco Albini, Gio Ponti, Carlo Scarpa, Vittorio Zecchin ve Garouste & Bonetti gibi tasarımcıların çalışmalarıyla birlikte sergilendi. Galerinin seçkisinde cam üretimi, metal işçiliği, aydınlatma teknolojileri ve sınırlı edisyon mobilyalar öne çıktı. Özellikle JAM kolektifinin Lamppost serisi, gündelik kent mobilyalarından hareketle geliştirilen büyük ölçekli cam aydınlatmalarıyla dikkat çekti. Marsilya’daki uluslararası cam araştırma merkezi CIRVA’da geliştirilen ve yaklaşık 2,4 ile 3,35 metre yüksekliğe ulaşan eserler, sokak lambası formunu iç mekân tasarımına taşıdı. Galerie kreo, fuarla eş zamanlı olarak Rue Dauphine’deki mekânında da bu seriye odaklanan bir sunum gerçekleştirdi. Galerinin programı, çağdaş tasarımda araştırma, prototipleme ve zanaat tekniklerinin sınırlı üretim süreçlerindeki yerini ortaya koydu.

Galerie Patrick Seguin, Jean Prouvé’nin 1944 tarihli Maison Démontable 6×6 yapısını Hôtel de Maisons’ın avlusuna yerleştirerek fuarın en kapsamlı mimari sunumlarından birini gerçekleştirdi. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan geçici konut ihtiyacına yönelik geliştirilen yapı, prefabrik mimarinin önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Altı metreye altı metre ölçülerindeki konut, metal taşıyıcı sistemi ve ahşap panelleri sayesinde sökülüp farklı bir alanda yeniden kurulabilecek biçimde tasarlandı. Fuardaki yerleştirmede yapının iç mekânı Japon çay evi yaklaşımıyla düzenlendi; tatami yüzeyler ve futonlar kullanıldı. Bu uygulama, Prouvé’nin modüler konut sisteminin farklı işlevlere uyarlanabilme potansiyelini gösterdi. Metal konstrüksiyon, ahşap yüzeyler ve kompakt planlama anlayışıyla yapı, 20. yüzyılın endüstriyel üretim tekniklerini güncel iç mekân kullanım senaryolarıyla bir araya getirdi.

New York merkezli Salon 94 Design, Alberto ve Diego Giacometti, Rick Owens, Peter Schlesinger, Urs Fischer ve F. Taylor Colantonio’nun eserlerinden oluşan sunumuyla fuarın Best Gallery Presentationödülünü kazandı. Doğa ve hayvan figürleri üzerinden kurgulanan seçkide Alberto Giacometti’nin figüratif aydınlatmaları, Diego Giacometti’nin hayvan motifli mobilyaları ve Peter Schlesinger’in seramik eserleri yer aldı. Rick Owens’ın 2026 tarihli Double Bubble bankı ise çağdaş mobilya tasarımını temsil eden çalışmalar arasındaydı. Farklı dönemlerde üretilmiş eserler, heykelsi formlar, bronz yüzeyler ve figüratif detaylar üzerinden birlikte değerlendirildi. Salon 94 Design’ın fuar katılımı, Palais-Royal yakınlarında açtığı yeni Paris mekânıyla aynı döneme denk geldi. Galerinin ödüllendirilen sunumu, tarihsel tasarım ile çağdaş üretimler arasında kurduğu görsel ilişkilerle fuarın öne çıkan yerleştirmelerinden biri oldu.

İtalya merkezli Volumnia, Michele De Lucchi’nin tasarladığı ahşap pavyonla fuarın mimari ölçekteki sunumlarına katkıda bulundu. Ziyaretçilerin içerisine girebildiği yapının kapı ve pencere açıklıkları, insan yüzünü çağrıştıran bir kompozisyon oluşturuyordu. Ahşap konstrüksiyonun içerisinde Gio Ponti ve Carlo Scarpa’nın eserleri sergilendi. Yapının geometrik düzeni, doğal malzeme kullanımı ve iç mekândaki tarihsel mobilyalar, mimari ile koleksiyonluk tasarım arasındaki ilişkiyi görünür kıldı. Milano merkezli Nilufar ise Carlo Bugatti ve Gabriella Crespi’nin tarihsel tasarımlarını çağdaş aydınlatmalarla birlikte sundu. Christian Pellizzari’nin bronz ve renkli Murano camından üretilen aydınlatması, galerinin seçkisindeki dikkat çekici eserlerden biriydi. Camın geçirgenliği, metal yüzeyler ve farklı dönemlerden mobilyaların birlikte kullanılması, Nilufar’ın malzeme çeşitliliğine odaklanan sunumunu belirledi.
Stockholm merkezli Modernity, İskandinav tasarım tarihine odaklanan bir oda düzenlemesi hazırladı. Josef Frank, Frits Henningsen, Otto Schulz ve Poul Henningsen’in eserleri, mobilya, halı ve aydınlatma ilişkisi üzerinden bir araya getirildi. Poul Henningsen’in opal cam katmanlardan oluşan Akademi avizesi, Josef Frank’in mobilyaları ve dönemin ahşap işçiliğini yansıtan tasarımlar seçkinin önemli parçaları arasındaydı. Modernity’nin sunumunda doğal ahşap yüzeyler, tekstil kullanımı ve aydınlatma tasarımları, İskandinav modernizminin iç mekân yaklaşımını yansıttı. Farklı tasarımcıların eserlerinin bir oda içerisinde bütünlüklü biçimde sergilenmesi, koleksiyonluk mobilyaların tarihsel bağlamlarıyla birlikte değerlendirilmesine imkan sağladı.

Çağdaş tasarım bölümünde Galerie Maria Wettergren’in sunduğu Mathias Bengtsson imzalı Membrane Chair (2026), fuarın Best Contemporary Work ödülüne layık görüldü. Parlatılmış paslanmaz çelikten üretilen sandalye, tasarımcının dijital modelleme ve üretim teknikleriyle geliştirdiği organik yüzey geometrisine sahip. Eserin kıvrımlı formu, metal malzemenin yapısal özellikleri ve ileri üretim yöntemleri arasındaki ilişkiyi ortaya koydu. Dubai merkezli The A/P Room ise Rogan Gregory’nin Originformkoleksiyonunu tanıttı. Bronz ve doğal liflerden üretilen aydınlatmalar, biyomorfik formları ve katmanlı yüzeyleriyle dikkat çekti. Galeri, Gregory’nin çağdaş çalışmalarını Joaquim Tenreiro’nin tarihsel mobilyalarıyla birlikte sergiledi. Pulp Galerie’nin seçkisinde ise Gaetano Pesce’nin Venini ile geliştirdiği Canovacci duvar aydınlatmaları, Ross Lovegrove’un alüminyum Liquid Bench tasarımı ve Ron Arad’ın eserleri yer aldı. Cam, metal ve deneysel yüzey uygulamaları, bu üç galerinin çağdaş tasarım sunumlarında öne çıkan ortak üretim alanları arasındaydı.

Fuarın bahçesinde sergilenen en büyük ölçekli çalışmalardan biri, maison parisienne tarafından sunulan Pierre Renart imzalı Arabesque oldu. Yaklaşık 17 metre uzunluğundaki ahşap yerleştirme, Best Design at Large Presentation ödülünü kazandı. Dış mekân koşullarına dayanıklı moabi ağacından üretilen tasarım, kıvrılarak ilerleyen sürekli bir yüzeyden oluşuyordu. Ahşap form, belirli bölümlerde oturma alanına, sırtlığa ve uzanma yüzeyine dönüşüyordu. Renart’ın üretiminde belirleyici olan ahşap bükme teknikleri, bu çalışmada büyük ölçekte uygulandı. Bahçenin farklı noktalarına yayılan eser, geleneksel ahşap işçiliğinin çağdaş mobilya tasarımındaki kullanımına ilişkin dikkat çekici örneklerden biri olarak değerlendirildi.

Design Miami Paris 2026’nın açılış günlerinde açıklanan satış sonuçları, tarihsel tasarım eserlerine yönelik koleksiyoner ilgisini ortaya koydu. The Art Newspaper tarafından yayımlanan ilk satış değerlendirmesine göre Salon 94 Design, Alberto Giacometti’ye ait iki Tête de femme lambader ve bir Figure lambaderin her birini yaklaşık 400.000–500.000 euro aralığında sattığını bildirdi. Diego Giacometti’nin Aux cerfs et aux chiens sehpası ve À la souris taburesi de eser başına yaklaşık 300.000–500.000 euro aralığında alıcı buldu. Modernity ise fuarın başlangıcında yaklaşık 500.000 euroluk satış gerçekleştirdiğini açıkladı. Josef Frank’in Svenskt Tenn için tasarladığı Flora şifonyer ve Otto Schulz’un Boet için ürettiği tekil dolap, 240.000’er euroya satıldı. Galerie kreo, Carlo Scarpa tasarımı bir lambaderi yaklaşık 40.000 euroya satarken Chastel Maréchal, Line Vautrin imzalı bir aynanın 100.000 euronun üzerinde bir bedelle alıcı bulduğunu bildirdi. Açıklanan rakamlar fuarın ilk günlerine ait galeri bildirimlerine dayanıyor ve katılımcıların toplam satışlarını kapsamıyor. Bununla birlikte Giacometti, Josef Frank ve Otto Schulz gibi tasarımcıların eserlerinde ulaşılan fiyatlar, tarihsel öneme sahip koleksiyonluk mobilya ve aydınlatmaların uluslararası piyasadaki değerini gösteriyor.
Design Miami Paris’in dördüncü edisyonu, 20. yüzyılın önemli tasarımcılarını çağdaş üretim pratikleriyle bir araya getiren kapsamlı bir program sundu. Jean Prouvé’nin prefabrik konutu, Pierre Renart’ın 17 metrelik ahşap yerleştirmesi, Galerie Gastou’nun bronz heykelleri, Mitterrand’ın Lalanne seçkisi ve Galerie kreo’nun cam aydınlatmaları, fuarın mimari, malzeme ve üretim tekniklerine odaklanan önemli sunumları arasında yer aldı. Paris’teki protestoların sanat etkinliklerinin takvimini etkilediği bir haftada Design Miami Paris, uluslararası tasarım galerilerini, koleksiyonerleri ve tasarım profesyonellerini Hôtel de Maisons’da ağırlamaya devam etti. Açıklanan satış sonuçları, yeni galeri açılışları ve ödüllendirilen sunumlar, fuarın Paris’in uluslararası koleksiyonluk tasarım takvimindeki konumunu güçlendiren gelişmeler arasında yer aldı.




Yorumlar