top of page

Kyoto’dan Maldivler’e: Aman Jet’in 2028 Rotası

Yazarın fotoğrafı: Görkem Karaman
Görkem Karaman
4 dakika önce
4 dakikada okunur
Aman ve Remote Lands, 2028’de Asya, Orta Doğu ve Avrupa’yı kapsayan yeni bir özel jet yolculuğu sunuyor. From Islands to Ancient Worlds, 17 gece boyunca Kyoto’nun tapınaklarından Palawan’daki Pamalican Adası’na, Borobudur’un taş teraslarından Karadağ kıyılarına uzanıyor. Son durak ise İstanbul!

4–21 Ekim 2028 tarihleri arasında gerçekleşecek yolculuk; Japonya, Filipinler, Endonezya, Maldivler, Birleşik Arap Emirlikleri, Karadağ, Bosna-Hersek ve Türkiye’yi kapsıyor. Güzergahta altı otel konaklaması bulunuyor. Kyoto’daki Aman Kyoto, Pamalican Adası’ndaki Amanpulo, Borobudur yakınındaki Amanjiwo, Maldivler’de 2028’de açılması planlanan Amanolu, Dubai’de Jumeirah Burj Al Arab ve Karadağ’daki Aman Sveti Stefan bu durakların adresleri. Mostar, Karadağ’dan helikopterle yapılan günlük bir gezi olarak programa ekleniyor. İstanbul ise özel jetin son uçuş noktası; yayımlanan programda konaklama şimdilik yer almıyor.



Yolculuk, Kyoto’nun kuzeyindeki ormanın içine konumlanan Aman Kyoto’da başlıyor. Kerry Hill Architects tarafından tasarlanan otel, geleneksel Japon hanı ryokan anlayışını çağdaş bir mimari dille yorumluyor. Ağaçların arasına yerleşen 26 oda, süit ve pavyon; ahşap, taş ve geniş cam yüzeylerle çevredeki manzarayı iç mekanın parçası haline getiriyor. Yosun kaplı taş yollar, büyük kaya yüzeyleri ve ağaçların arasından görünen sade pavyonlar, otelin bahçeyle kurduğu ilişkiyi belirliyor. Bahçe, vahşi doğa ile özenle düzenlenmiş peyzaj arasında kurduğu dengeyle öne çıkıyor.


Aman Kyoto’da yeme içme deneyimi iki ayrı mekanda şekilleniyor. Taka-An, Japon mutfağının mevsimsel ürünlerine ve geleneksel sunum biçimlerine odaklanıyor. The Living Pavilion ise Japon ve Batı mutfağından seçeneklerle kahvaltıdan akşam yemeğine günün farklı saatlerinde hizmet veriyor. Otelin spa’sında, bölgedeki mineral kaynaklarından beslenen özel onsen banyoları ve bakım alanları bulunuyor. Kyoto’daki ilk günler; tapınak ziyaretleri, bahçelerde geçirilen zaman, Zen meditasyonu ve özel bir geyşa akşamıyla devam ediyor.



İkinci durak, Filipinler’in kuzeyindeki Palawan bölgesinde, Cuyo Takımadaları’nda yer alan Pamalican Adası. Amanpulo’nun 42 Casita’sı ile 17 villası, sahil hattına ya da orman örtüsünün içine yerleşiyor. Filipinli mimar Francisco Mañosa’nın tasarladığı konaklama birimleri, geleneksel bahay kubo evlerinden esinlenen tropik mimariyi ahşap yapılar, geniş verandalar ve açık hava yaşam alanlarıyla yorumluyor. Sahil Casita’ları kumsala doğrudan erişim sağlarken, yamaçtaki odalar turkuaz deniz manzarasına açılıyor. Villalarda özel havuz ve açık hava yemek alanları bulunuyor.


Amanpulo’da günler dalış, yelken, rüzgar sörfü ve ada çevresindeki koyları keşfetmekle geçiyor. Palmiyeler arasındaki yollar, plajlara, spa’ya ve restoranlara bağlanıyor. Clubhouse gün boyu Filipin mutfağından lezzetler ve klasik yemekler sunuyor. Lagoon Club da adanın doğu tarafında, kumsala yakın bir konumda hizmet veriyor. Yamaçtaki Aman Spa’da Filipin geleneklerinden beslenen bakımlar yer alıyor. Pamalican’ın karanlık gökyüzünde yıldız gözlemi de bu durağın programa eklenen özel deneyimlerinden.



Yolculuk, Endonezya’nın Orta Cava bölgesinde Borobudur’a bakan Amanjiwo’da devam ediyor. Otelin ana binası, Borobudur’daki kubbeli anıtı çağrıştıran dairesel bir yapıya sahip. Konaklama birimleri bu merkez yapının çevresinde, yamaç boyunca iki kavisli sıra halinde yerleşiyor. Böylece odalardan ve ortak alanlardan çevredeki tarım arazilerine, Menoreh Tepeleri’ne ya da Borobudur’a bakan manzaralar açılıyor. Yerel taş, sütunlar ve geniş teraslar otelin mimarisinde belirleyici. Odalarda dört direkli yataklar, dinlenme alanları ve bahçeye açılan teraslar bulunuyor; bazı odaların kendine ait havuzu var.


Amanjiwo’nun restoranı ve barı, çevredeki manzarayı izleyen açık teraslarla birlikte çalışıyor. Menüde Endonezya ve Cava mutfağından yemeklerin yanı sıra uluslararası seçenekler de yer alıyor. Spa’da geleneksel Cava şifa ve güzellik ritüellerinden yararlanılıyor. Program kapsamında Borobudur ve Prambanan tapınakları ile bölgedeki köyler ziyaret ediliyor. Borobudur’un sabah ışığında görüldüğü gezi, bu durağın mimari ve kültürel odağını tamamlıyor.



Dördüncü durakta özel jet, Vaavu Atolü’ndeki Amanolu’ya ulaşıyor. Aman’ın Maldivler’deki ilk tesisi olarak planlanan otel, 2028’de açılacak. Kerry Hill Architects tarafından tasarlanan tesisin 52 odası ve sağlık ile dinlenme etkinliklerine ayrılmış adaları bulunacak. Projede, her biri ayrı bir adada konumlanan beş yatak odalı özel konutlar da yer alıyor. Program bu durakta deniz gezileri, su altı keşifleri ve gün batımında tekne turuyla şekilleniyor. Amanolu’nun açılış tarihi 2028 olarak duyurulduğundan, tesisin turun Ekim tarihinden önce faaliyete geçmiş olması gerekiyor.



Maldivler’den sonra yolculuk Dubai’ye geçiyor. Konaklama, kentin kıyısındaki yapay bir ada üzerinde yükselen Jumeirah Burj Al Arab’da. Yelken formundaki dış siluetiyle Dubai’nin en tanınan yapılarından biri olan otelde 202 dubleks süit bulunuyor. Yüksek atrium, mermer yüzeyler ve altın tonları iç mekanların belirgin özellikleri arasında. Talise Spa, otelin yüksek katlarında konumlanıyor. Michelin yıldızlı Al Muntaha ise Körfez manzarası eşliğinde yemek deneyimi sunuyor.



Dubai programı, Al Fahidi’nin tarihi sokaklarından geleneksel çarşılara ve Dubai Creek’teki abra geçişlerine uzanıyor. Müze ve kent gezilerinin ardından rota Karadağ’a yöneliyor. Aman Sveti Stefan, Adriyatik kıyısında dar bir geçitle ana karaya bağlanan, 15. yüzyıldan kalma taş bir ada köyünün içinde yer alıyor. Kırmızı kiremitli çatılar, taş duvarlar ve dar sokaklar yerleşimin tarihi dokusunu koruyor. Körfezin karşı kıyısındaki Villa Miločer ise çam ve sedir ağaçlarıyla çevrili tarihî bir konak. Aman’ın güncel bilgilerine göre ada bölümü sezonluk, Villa Miločer ise yıl boyunca hizmet veriyor.


Karadağ’daki konaklama süresinde Kotor’un Orta Çağ sokakları ve Perast’ın kıyı yerleşimi ziyaret ediliyor. Programın özel gezilerinden biri, helikopterle Mostar’a yapılan günlük uçuş. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Stari Most, eski kent ve Koski Mehmed Paşa Camii bu gezinin durakları arasında. Alternatif programda Skadar Gölü ve yerel bir şaraphane ziyareti bulunuyor. Son sabah Aman Sveti Stefan’dan ayrılan özel jet, yolcuları İstanbul’a getiriyor.



Yolculuk, 16–18 kişilik küçük bir grupla gerçekleştiriliyor. Remote Lands, uçağı standart düzeninde yaklaşık 130 yolcu taşıyabilen Airbus ACJ319’un 19 koltuklu, salon düzenine göre yeniden tasarlanmış bir versiyonu veya benzeri bir model olarak tanımlıyor. Her çift ya da tek yolcu için gezilerde özel araç, şoför ve uzman rehber sağlanıyor. Açıklanan başlangıç fiyatı, çift kişilik konaklama esasına göre kişi başı 198.888 ABD doları. Vergiler, kişisel harcamalar ve uçuş öncesi ya da sonrası seyahatlerin fiyata dahil olup olmadığı kamuya açık duyuruda ayrıntılandırılmıyor.


From Islands to Ancient Worlds, Aman ve Remote Lands’in 2028 programındaki beş seferden biri. Programda Güneydoğu Asya’yı kapsayan 13 gecelik yolculuk iki ayrı tarihte düzenleniyor; Cultural Treasures of Asia beş Asya ülkesini 15 gecede bir araya getiriyor; China’s UNESCO Treasures ise Çin’deki tarihî kentleri ve doğal miras alanlarını 12 gecede ziyaret ediyor. Ekim rotası, 17 geceyle programın en uzun seferi. Kyoto’dan Pamalican’a, Borobudur’dan Adriyatik’e uzanan güzergahın finali ise İstanbul.

 
 
 

Yorumlar


4b9d64fa-ef89-4820-a25a-d80d966d0b0d.png

Önce Siz Haberdar Olun! 

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz!

©2023-2025 Perfect Weekend'de yayınlanan içeriklerin her hakkı saklıdır.
bottom of page