Starbucks Global Tasarım Ekibi ile Milano'da Buluştuk!
- Perfect Weekend Team

- 3 gün önce
- 4 dakikada okunur
Tasarım, kahve kültürü ve yaşam stilinin buluştuğu şehirlerden biri olan Milano’da, bu yıl Tasarım Haftası’nın en dikkat çekici duraklarından birindeydik. Perfect Weekend olarak, Starbucks Reserve Roastery Milano’yu ziyaret ederek markanın global tasarım ekibiyle özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Burası sıradan bir Starbucks mağazası değil. Tarihi 'Palazzo delle Poste' binasında konumlanan Starbucks Reserve Roastery Milano, yalnızca kahve deneyimi sunan bir mekan değil; mimarisi, malzeme seçimleri, detaylara yaklaşımı ve atmosferiyle yaşayan bir tasarım manifestosu niteliğinde.
Starbucks Reserve Milano gerçekten ikonik bir mekan. Hem dünya çapında tanınan hem de Milano’ya özgü hissettiren bu özel ortamı tasarlarken yaklaşımınız nasıl oldu?
Dawn Clark: Öncelikle, dünyanın en güzel şehri olan İstanbul’a yeniden merhaba. Kurucumuzun Milano’ya gidip oradaki espresso kültürünü deneyimlemesiyle birlikte Milano, Starbucks’ın doğuş noktası haline geldi. Bu yüzden burası, Starbucks için dünyadaki en önemli lokasyonlardan biri. Aslen İtalya'dan ilham alıp markayı kurduktan on yıllar sonra ilk kez İtalya'ya giriş yapmak, İtalyan'ları gururlandırdığımızdan emin olmak istediğimiz için bizim için burası çok önemliydi. Asıl ilham kaynağımız; kahvenin kendisinden, kavrulma sürecinden ve müşterilerimizin tüm süreci görebileceği bu dramatik ve teatral alanı yaratmaktan geliyor. Müşteriler içeri girdiğinde kahvenin her aşamasını deneyimleyebiliyorlar.



Güzel Viola Koltuğu’nun buradaki deneyimin bir parçası haline geldiğini gördük. Bize bu tasarımın arkasındaki ilhamdan ve Reserve konseptini nasıl tamamladığından bahsedebilir misiniz?
David Wykes: Evet, gerçekten imrenilecek bir koltuk tasarlamak istedik; öyle ki, kahve dükkanına giren herkes ona bakıp 'Bu koltukta oturmayı çok isterim' desin. Sadece çok konforlu hissettiren değil, aynı zamanda şekli ve yapısıyla da konforu dışa vuran bir parça yaratmak istedik. Bu yüzden oldukça geniş tasarlandı; üzerinde farklı şekillerde oturabilirsiniz. Hatta çevresine dört-beş kişi bile sığabilir. Ayrıca, bu güzel yeşil kadifeyle Starbucks rengini onurlandırmak istedik. İsmi aslında biraz şakacı bir yaklaşım; çünkü 'Viola' İtalyancada 'mor' demek, oysa burada yeşil bir koltuğumuz var. Bu isim, 90'lı yıllarda birçok mağazamızda bulunan orijinal mor koltuğa bir saygı duruşu niteliği taşıyor.
Dawn Clark: Bu koltuk, konforlu olması için alışılmışın dışında, iddialı bir ölçekte tasarlandı. Bu aşırı boyutlandırmayı bilinçli olarak tercih ettik; böylece bu koltuğu bir, hatta iki dostunuzla rahatça paylaşabilmenizi istedik. Burada sadece oturmanızı değil, vakit geçirmenizi arzuluyoruz. Bu, aslında 'burada kalmaya' ve 'dinlenmeye' bir davet. Dolayısıyla bu tasarım, müşterilerimize bizimle birlikte vakit geçirmeleri için sunduğumuz o samimi daveti en iyi şekilde temsil ediyor.

Milano Tasarım Haftası boyunca şehir, yaratıcılığın küresel buluşma noktası haline geliyor. Bir tasarımcı olarak bu hafta sizin için kişisel olarak ne ifade ediyor?
Dawn Clark: "Tasarım Haftası bizim dünyanın dört bir yanından gelen küresel ekiplerimizle buluşup fikir alışverişinde bulunduğumuz bir zaman. Aynı zamanda dünyanın her yerinden meslektaşlarımız da burada oluyor. Dolayısıyla bu etkinliğin bir parçası, tasarım topluluğunun geniş bir katılımla tek bir yerde buluşmasıdır. İkinci olarak bizim kökenimiz olan Milano’da bulunmak, Starbucks olarak bizler için iki kat daha anlamlı. Burada vakit geçirebilmek ve tasarımın o muazzam zenginliğini görebilmek gerçekten bir hediye. Tarihi mekanlardaki sergiler... bir yanda modern, yeni ve en son trendleri görürken, diğer yanda bunu zamansız ve güzel olanın arka planında görmek gerçekten ilginç bir kontrast oluşturuyor. Bu yüzden burada bir araya gelerek edindiğimiz pek çok ilham kaynağı olduğunu düşünüyorum.
David Wykes: "Evet, burada müthiş bir çeşitlilik var. Şehrin her yerinde o kadar çok farklı marka, deneyim ve etkinlik gerçekleşiyor ki; görülecek, özümsenecek ve gerçekten içine çekilecek çok şey var. Tasarım ekiplerinin tüm bu ilhamı solumak ve Seattle’daki merkezimize döndüğümüzde markanın geneli için 'sıradaki ne olacak?' sorusuna yanıt verecek yaratıcılığı beslemek adına buraya gelmekten büyük keyif aldığını düşünüyorum. Yani evet, burada olmak gerçekten heyecan verici bir zaman; şehrin her yerinde hepimizi etkileyen ve ekiplerimizi besleyen harika bir enerji, hareketlilik ve heyecan var."

Starbucks Reserve lokasyonları her zaman bir kahve dükkanından fazlası gibi; adeta insanı içine çeken (immersive) alanlar gibi hissettiriyor. Bu tarz bir yer tasarlarken hikaye anlatıcılığı ne kadar önemli?
Dawn Clark : Dünyanın dört bir yanından misafirlerimizi ağırladığımız Milano’dan, yakında bir amiral gemisi mağazasıyla taçlandıracağımız İstanbul’a kadar tüm özel 'Reserve' lokasyonlarımızı, ustalığın ve topluluk ruhunun buluşma noktası olarak görüyoruz. Temel arzumuz; bu ikonik mekanlarda misafirlerimizi sadece şaşırtmak değil, aynı zamanda onlara kahveye duyduğumuz tutkuyu en saf haliyle hissettirmek. Kavurma ustalarımızın ve baristalarımızın enerjisini mekanın ruhuna işlemek, her yudumda bu zanaata olan sevdamızı yansıtmak ve unutulmaz bir misafirperverlik deneyimi sunmak için büyük bir heyecanla çalışıyoruz.
Yakında Tersane İstanbul’da yeni bir Starbucks Reserve açılacak. Reserve deneyimini İstanbul’a getirmekle ilgili sizi en çok heyecanlandıran şey nedir ve insanlar bu lokasyondan neler bekleyebilir?
Dawn Clark : Geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğim Tersane, kahvehanelerin kökeni olan bir şehirde muazzam bir geliştirme ve yeniden yapılandırma projesi, tarihi yapılar topluluğu. İstanbul, kahvehane tarihindeki ilk kahvehaneye ev sahipliği yapmış bir şehir olarak, bizim için kahve sevgimizi ve kahve ustalığımızı paylaşmak adına çok önemli bir nokta. İstanbul gibi derin bir tarihi kahve kültürüne sahip bir şehirde, bu kültürü anlayan ve ona özgü bir deneyim sunacak olmak bizim için çok heyecan verici. Biz Tersane İstanbul gibi tarihi yapıları, o yüksek tavanlı, geniş hacimli depo alanlarını çok seviyoruz. Mekânın tarihini, kahve ustalığımızla birleştirip kutlamak ve toplumun bir araya gelip keyif alacağı bir yer oluşturmak istiyoruz. Bu lokasyon için çok heyecanlıyız. Çok görkemli bir hissi olacak, gerçekten çok geniş bir alan. Orada olacağımız için çok mutluyuz.










Yorumlar