top of page

Christmas Ruhunu En Güzel Yaşayabileceğiniz Oteller

Yılbaşı, birçok seyahat tutkunu için takvimde özel bir yere sahip. Aralık ayıyla birlikte bazı şehirler ve oteller, Noel dönemini yıllar içinde oluşmuş geleneklerle karşılıyor. Perfect Weekend olarak bu sezonda Christmas ruhunu en güçlü şekilde hissettiren, geleneği olan ve yılbaşı deneyimini bütüncül bir anlatıya dönüştüren otelleri dünyanın dört bir yanından bir araya getirdik. Londra’dan New York’a, St. Moritz’den Paris’e uzanan bu beş durak, yılbaşını geçirebileceğiniz en ikonik adresler arasında yer alıyor.


Listenin ilk sırasında, Noel sezonu denince Londra’da akla gelen ilk adreslerden biri olan Claridge’s yer alıyor. Mayfair’de konumlanan otel, yılbaşını tek bir geceye sıkıştırmak yerine Aralık ayına yayılan bir atmosfer olarak kurguluyor. Claridge’s’te yılbaşı; kontrollü, zamansız ve her detayın özenle planlandığı bir akış olarak yaşanıyor. Yılbaşı programı genellikle gala yemeğiyle başlıyor. Balo salonlarında sunulan bu akşam yemeği, canlı müzik eşliğinde ilerliyor ve gece boyunca farklı alanlara yayılan bir ritimle devam ediyor. Müzik seçkisi çoğunlukla caz ve klasik tınılar etrafında şekilleniyor; DJ set ise gecenin ilerleyen saatlerinde devreye giriyor.


Claridge’s’in yılbaşı gecesinde öne çıkan bir diğer unsur ise mekân kullanımı. Lobby, barlar ve balo salonları arasında kurulan geçişler, misafirlere tek bir mekâna sıkışmadan geceyi deneyimleme imkânı sunuyor. Servis temposu aceleci değil; gece, otelin genel karakterine uygun şekilde sakin ama canlı bir çizgide ilerliyor. Bu deneyimin merkezinde ise Claridge’s’in yıllardır sürdürdüğü Christmas Tree geleneği yer alıyor. Bir önceki blog yazımızda detaylıca ele aldığımız bu gelenekte, otelin Art Deco lobisinde her yıl farklı bir yaratıcı isim tarafından tasarlanan Noel ağacı sergileniyor. Geçmişte Karl Lagerfeld, Jimmy Choo ve John Galliano’nun da aralarında bulunduğu tasarımcılar tarafından yorumlanan bu ağaçlar, Claridge’s Noel’ini bir dekorasyon geleneğinden çok, sezonluk bir tasarım anlatısına dönüştürüyor. Bu ikonik Christmas tree’leri ve yıllar içindeki dönüşümünü, önceki Claridge’s yazımızda detaylı görsellerle inceleyebilirsiniz.



Seçkinin ikinci sırasında, Christmas dönemini en güçlü ve en tanıdık haliyle yaşatan şehirlerden biri olan New York yer alıyor. Aralık ayıyla birlikte restoranlardan vitrinlere, Christmas marketlerinden sezonluk sergilere kadar şehir bütünüyle yılbaşı atmosferine bürünüyor. Fifth Avenue ışıkları, Central Park çevresindeki hareketlilik ve kalabalıkla gelen tempo, New York’u bu dönemde dünyanın en çok ziyaret edilen ve en çok hatırlanan şehirlerinden biri hâline getiriyor. Bu kolektif Noel hafızasının merkezinde ise Home Alone 2: Lost in New York bulunuyor. Yılbaşı sezonunun en tanıdık filmlerinden biri olan bu yapım, New York’un Christmas imgesini sinema aracılığıyla kalıcılaştırırken, filmin çekildiği The Plaza Hotel de bu anlatının ayrılmaz bir parçası hâline geliyor. Lobisi, balo salonları ve Fifth Avenue’ya açılan cephesiyle The Plaza, Christmas döneminde New York’ta yılbaşını geçirmek isteyenler için hâlâ en ikonik adreslerden biri olarak öne çıkıyor.



The Plaza’da Christmas sezonu, tam da bu tanıdık atmosfer üzerine kurulu. Central Park’a komşu konumu, Fifth Avenue’nun ışıkları ve lobide yükselen büyük Noel ağacı, Aralık ayıyla birlikte oteli şehirdeki en güçlü yılbaşı duraklarından birine dönüştürüyor. Burada Noel, nostaljik ama canlı; kalabalık ama kontrollü bir tempo ile yaşanıyor. Yılbaşı programı, otelin geniş balo salonlarında düzenlenen gala yemeği etrafında şekilleniyor. Klasik Amerikan mutfağının sezonluk yorumlarıyla başlayan akşam, canlı orkestra eşliğinde ilerliyor. Program, gecenin ilerleyen saatlerinde daha hareketli bir müzik seçkisine evrilse de, The Plaza’daki yılbaşı hiçbir zaman dağınık bir parti hissi yaratmıyor. Her şey, otelin köklü ritmine uygun bir düzen içinde akıyor.


The Plaza’daki Christmas deneyimini tamamlayan küçük ama etkili detaylardan biri de otel bünyesinde yer alan Assouline butiği. Noel dönemi boyunca Assouline, The Plaza Hotel içinde kişiselleştirilmiş gravür deneyimi sunuyor. Library Collection mumları, difüzörler ve seçili kitaplar, satın alım sırasında isim ya da kısa notlarla özel olarak işlenebiliyor. Bu dokunuş, The Plaza’nın Christmas atmosferini kişisel ve koleksiyonluk bir hatıraya dönüştüren incelikli bir detay olarak öne çıkıyor.



Üçüncü durağımızda sizi İsviçre Alpleri’ne götürüyoruz. St. Moritz’te konumlanan Badrutt’s Palace Hotel, bu yıl The World’s 50 Best Hotels listesinde yeniden yer alarak İsviçre’den seçkiye giren tek otel ve aynı zamanda dünyadaki sayılı dağ resort’larından biri olarak öne çıkıyor. Burada yılbaşı, şehirdeki gürültüden ve yoğunluktan uzak bir atmosferde yaşanıyor. Alplerin doğal ritmi, otelin iç mekânlarındaki sakinlik ve dışarıdaki kış manzarasıyla birleşerek daha dingin, zamana yayılan bir Christmas hissi yaratıyor.


Badrutt’s Palace’ın yılbaşı programı, klasik gala akşamlarından çok daha fazlasını sunuyor. 24 ve 25 Aralık’ta otelin “Le Restaurant” ve “Le Grand Hall” gibi mekânlarında servis edilen Noel akşam yemeği ve Christmas Afternoon Tea gibi sezonluk ritüeller, akşamı geleneksel tatlarla zenginleştiriyor. 25 Aralık’ta gerçekleşen Egg Nog Partisi küçük bir klasik müzik konseriyle birleşerek ailece paylaşılacak sıcak bir kutlama hissi yaratıyor. Yılbaşı gecesinde ise otelin gala yemekleri, özel etkinlikleri ve konsepte bağlı olarak farklı lezzet deneyimleri, örneğin Omakase sunumları veya modern Alpin menüler, konuklara sunuluyor; geceyi zarafetin yanı sıra yerel tatlarla da taçlandırıyor.



Bu deneyimi tamamlayan bir diğer unsur da otelin sunduğu kış aktiviteleri ve imkanlar. Badrutt’s Palace’ın konuklara özelleştirilmiş kayak dersleri, bob sledding, tobogganing ve atlı araba turları gibi Alp’in doğasına özgü aktiviteleri organize ediyor; ayrıca helikopterle panoramik manzara turları ile çevreyi kuşbakışı görme seçeneği de mümkün. Akşamları ise spa, sauna ve kapalı yüzme havuzları; günün dinamik ritmini dengeleyen bir sükûnet alanı yaratıyor.  Otel, 1896’dan bu yana devam eden tarihsel mirasını modern konforla birleştiriyor. Panoramik Alp manzaralı odalar, geniş spa alanı ve dünya mutfağından seçenekler sunan restoranlarıyla Badrutt’s Palace, yılbaşı sezonunu doğanın ritmiyle harmanlanan bir mevsim deneyimine dönüştürüyor. Bu zamansız ambiyans, Alpine sessizliğini ve yılbaşı sıcaklığını bir arada yaşamak isteyenler için bu adresi özel kılıyor.



Dördüncü durakta rotayı Berlin’e çeviriyoruz. Brandenburg Kapısı’nın hemen yanında konumlanan Hotel Adlon Kempinski, Christmas döneminde Berlin’in mimarisi, müziği ve kamusal alanlarıyla doğrudan temas hâlinde bir yılbaşı atmosferi sunuyor. Berlin’de Noel, gösterişli vitrinlerden çok müzik, mimari ve gelenek üzerinden hissedilirken; Adlon bu atmosferi tarihsel ağırlığı olan bir mekân içinde, sakin ve belirgin bir şekilde sunuyor. Otelin Christmas sezonu, Aralık ayına yayılan bir festive programla şekilleniyor. Lobi ve ortak alanlarda kullanılan dekorasyon, klasik Alman Noel estetiğini referans alıyor; büyük Christmas tree, sıcak ışıklar ve canlı müzik dinletileriyle birlikte mekânın tonu yumuşuyor. Yılbaşı programı ise daha geleneksel bir çizgide ilerliyor. Christmas Eve ve Noel günü için hazırlanan özel menüler, Bel Etage ve Brasserie Quarré gibi restoranlarda servis ediliyor. Akşam yemekleri çoğunlukla klasik Avrupa mutfağına odaklanıyor; tempo kontrollü, atmosfer ise ağırbaşlı. Yılbaşı gecesinde sunulan gala yemekleri ve canlı müzik performansları, eğlenceyi mekânın tarihsel karakteriyle uyumlu bir çerçevede tutuyor.


Gastronomi tarafında, Michelin yıldızlı Lorenz Adlon Esszimmer de festive sezonun önemli duraklarından biri. Yılbaşı dönemine özel hazırlanan tadım menüleri, bu deneyimi daha rafine bir noktaya taşıyor. Günün daha sakin saatlerinde sunulan festive afternoon tea ve Advent brunch’ları ise Noel sezonunu zamana yayarak yaşamak isteyenler için alternatifler sunuyor. Hotel Adlon Kempinski’yi bu dönemde özel kılan bir diğer unsur da konumu. Berlin’in en bilinen Christmas market’leri, konser salonları ve müzeleri yürüme mesafesinde yer alıyor. Otel, Christmas sezonunu şehrin kültürel ritmiyle birlikte deneyimlemek isteyenler için güçlü bir merkez oluşturuyor.



Son durağımızda rotayı Paris’e çeviriyoruz. Place Vendôme’da konumlanan Ritz Paris, Christmas dönemini abartıdan uzak, zamansız bir Paris estetiğiyle yaşayan otellerden biri. Otelin festive sezonu, dekorasyon, gastronomi ve etkinlikler üzerinden Paris’in Noel atmosferiyle doğal bir uyum içinde ilerliyor ve misafirlerine klasik bir Paris tatili hissi veriyor. Noel sezonu boyunca Salon Proust ve lobi gibi ortak alanlarda yaratılan atmosfer; light, klasik süslemeler ve çiçek düzenlemeleriyle bu yılı farklı kılıyor. Ritz Paris’te Noel döneminin en özel anlarından biri, 24 Aralık’ta Bar Vendôme’da sunulan geleneksel Christmas dinner. Chef Jérôme Legras’in hazırladığı bu özel menü, sezonun büyük tatlarını yansıtan seçkisiyle klasik Noel lezzetlerini modern bir çerçevede sunuyor; canlı piyano müziği eşliğinde verilen akşam yemeği, mekânın Paris salonu zarafetini tamamlıyor.



Yılbaşına yaklaşırken otelin New Year’s Eve programı da öne çıkıyor. Bar Vendôme’da yılbaşı gecesi için özel hazırlanmış yedi aşamalı Fransız gastronomi menüsü, gecenin ritmini ve Paris’in festive ruhunu yansıtıyor. Aynı gece, Salon Marie-Louise’da düzenlenen dans gecesi ise konukların onlara özel bir ortamda saatler 00:00’ı gösterene kadar canlı orkestrayla kutlama yapmasına olanak tanıyor.  Ritz Paris’te yılbaşı sezonu sadece akşam yemekleriyle sınırlı değil. Le Grand Brunch gibi festive brunch’lar, 25 Aralık (Noel Günü) ve 1 Ocak (Yeni Yıl Günü) gibi özel günlerde sunularak sezonun ritmini gün içine yayıyor. Ayrıca Salon Proust’ta servis edilen Christmas tea time , Champagne eşliğinde Fransız tatlı ve atıştırmalıklarından oluşan bu sunum, klasik Paris noel deneyimini hissettiren önemli duraklardan biri. Ritz Paris’in Christmas tree ve festive dekorasyonu da Paris deneyiminin bir parçası. Otelin lobi ve ortak alanlarında yılbaşına özel hazırlanan ağaçlar, limitli sayıda özel detaylarla dolu; bu sezon lobi ağacı, yüzlerce özel teddy bear ile donatılarak nostaljik bir dokunuş kazanıyor. Bu detay, otelin mevsimsel sezonu yalnızca bir dekorasyon olarak değil, şehrin kolektif hafızasına hitap eden bir ritüel hâline getirdiğini gösteriyor. 


















 
 
 

Yorumlar


bottom of page